ADANA TİCARET ODASI BAŞKANI BAŞ: "AB HEDEFİNDEN UZAKLAŞMAMALIYIZ"

Tarih 12 Temmuz 2010
Kategori Yerel Haberler
Okunma Sayısı 144
Adana Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Şaban Baş, Avrupa Birliği'ne katılım konusundaki girişimlerin son bir-iki yıldır gerek Türkiye içerisinde, gerekse de AB'de yaşanan çeşitli siyasi ve ekonomik olayların olumsuz etkileri yüzünden yerini derin bir sessizliğe bıraktığını belirterek, Türkiye’nin AB üyeliği konusundaki girişimlerin kesintisiz ve ısrarlı bir şekilde sürmesi gerektiğini bildirdi. Baş, yaptığı açıklamada, Adana Ticaret Odası olarak, 2000 yılından bu yana Avrupa Birliği ile ilgili tüm faaliyetleri desteklediklerini, bu konuda üzerlerine düşen tüm görev ve sorumlulukları yerine getirebilmenin çabası içerisinde olduklarını belirtti. Avrupa Komisyonu katkılarıyla AB Bilgi Bürosu ve Avrupa Bilgi Merkezlerini kurduklarını ve bölgeye hizmet vermelerini sağladıklarını anlatan Baş, Aktif İşgücü Programı kapsamında dış ticaret ve kambiyo alanında yüzlerce gence dış ticaret becerisi kazandırdıklarını söyledi. Bu süreçte Avrupa Birliği Bilgi Bürosu ve Avrupa Bilgi Merkezi aracılığıyla daha birçok proje ve programa katılım gerçekleştirildiğini, Avrupa Komisyonu başta olmak üzere, Birleşmiş Milletler, Avrupa Odalar Birliği (Eurochambres), Merkezi Finans ve İhale Birimi gibi birçok kaynaktan projeler kanalıyla bölgeye ve ülkeye fon sağlandığına dikkat çeken Baş, hem Oda olarak kendisini geliştirme hem de bölgeye dış kaynaklar sağlayarak hizmet sunabilme olanağı yakaladıklarını kaydetti. "TÜRKİYE'NİN AB KATILIM SÜRECİNİ HIZLANDIRMAYA İHTİYACI VAR" Son dönemde AB ülkelerinin Türkiye'nin üyeliği yönündeki tavırlarında farklı bir anlayışın egemen olmaya başladığını gözlemlediklerini, bu şekilde üstü kapalı da olsa Türkiye'nin üstüne bir çizgi çekilmek istendiğini ifade eden Baş, “Türkiye’de yapılan kamuoyu yoklamaları Türk insanının AB üyeliğine olan istek ve heyecanında son derece önemli gerilemeler olduğunu ortaya koyuyor. Bunda kuşkusuz AB’nin Türkiye’ye yönelik olumsuz bakış açısının da etkisi bulunmaktadır. Çünkü üyelik süreci bu şekilde Türk insanında bir inançsızlığa ve bıkkınlığa yol açmaktadır. Oysa, gençlerimize daha kaliteli, dünya standartlarında eğitim vermeye ihtiyacımız var. Ülkemizin ve bölgemizin kanayan yarası haline gelen işsizliğe çözüm üretebilmek için mesleki eğitime daha fazla yoğunlaşmaya ihtiyacımız var. Kısacası, Türkiye'nin AB katılım sürecini hızlandırmaya ihtiyacı var. Maalesef, AB katılım sürecimiz, bu anlamda bize moral vermiyor. Süreç, belli üye devletlerin blokajında yürüyor veya daha doğrusu engelleniyor. 23 fasıl ortada dururken, sadece Türkiye'nin her anlamda fedakarlığını gerektirecek fasıllar gündeme geliyor. Türkiye'nin AB üyeliği konusunda henüz hedef tarih bile verilememektedir. Bu durum ise maalesef müzakerelerin sonucuna ilişkin niyetlerin farklı olduğunu göstermektedir. İşte bu nedenle Türkiye - AB ilişkilerine yakından bakıldığında müzakere sürecinin, çoğu AB'den kaynaklanan nedenlerle, hızla durgunluğa doğru yaklaştığını görüyoruz. Ama biz tüm bu olumsuzluklara rağmen bu konudaki heyecan ve umudun yitirilmemesi tarafındayız ve Avrupa Birliği'nin, Türkiyesiz olamayacağını görmesine kadar da o tarafta kalmaya devam edeceğiz" dedi. "TOPLUMUN TÜM KESİMLERİNİN TAM DESTEĞİ SÜRDÜRÜLMELİDİR" Türkiyesiz bir AB'nin hem çok önemli işbirliği imkanlarını kaybetmiş olacağını hem de içine kapalı, çeşitliliği reddeden global dünyanın değişim ve yeniliklerine kuşkuyla bakan bir ülkeler grubu görüntüsü vererek olumsuz bir imaj çizeceğini ifade eden Baş, şöyle devam etti: "Bu nedenle AB'nin Türkiye'nin tam üyeliği konusunda; anlamsız mazeretlerin arkasına sığınmak yerine sözünün gereğini yerine getirmesini bekliyoruz. AB katılım sürecinin kesintiye uğratılmaması konusunda toplumun tüm kesimlerinin tam desteğinin sürdürülmesi konusunda ise Hükümetimize de önemli görevler düşmektedir. Biz Adana Ticaret Odası olarak AB katılım sürecini, Türkiye'nin ekonomik ve siyasi dönüşüm çabalarının temel döngülerinden biri olarak değerlendiriyor, AB üyelik sürecinde yakaladığımız ivmenin daha da artırılması gerektiğini düşünüyoruz. Yani AB, Türkiye için bir dış politika önceliği olmaktan çoktan çıkmış ve sosyoekonomik dönüşüm ve modernleşmenin simgesi haline gelmiştir. Sonuç olarak, Türkiye'nin AB sürecini kısaltmasının yolunun, Hükümetimiz önderliğindeki sivil toplum kuruluşlarının ortaya koyacağı performansla doğru orantılı olacağı açık bir gerçektir." Adana Ticaret Odası olarak bu yolun kısalması için her türlü çalışmanın, ortaklığın içerisinde yer almayı kendilerine görev edindiklerini belirten Şaban Baş, "Bu görevi şu ana kadar başarılı şekilde yerine getiren Odamız, bundan sonra da gerek proje üretimi, gerekse kent dinamiklerinin harekete geçirilmesi konusundaki sorumluluğunu en iyi şekilde yerine getirmeye devam edecektir” diye konuştu.


Sitemizde sunulan özelliklerin ve sitenin işleyişi için bazı çerezlerin kullanılması teknik olarak zorunludur. Diğer bazı çerezler de sitemizi geliştirmek ve bizim tarafımızdan veya yetkili hizmet sağlayıcılarımız tarafından size ilgi alanınıza göre reklamların sunulması amacıyla kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için Gizlilik Politikası, Çerez Politikası ve Aydınlatma metnini inceleyebilirsiniz.