Vergiye uyumlu bazı mükelleflere gelir/kurumlar vergisi indirimi getirildi

Tarih 09 Mart 2017
Kategori Mali Ajanda
Okunma Sayısı 188

8 Mart 2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6824 sayılı Kanunun 4. Maddesiyle Gelir Vergisi
Kanununun Mükerrer 121. Maddesi “Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi” başlığıyla
yeniden düzenlenmiştir.
Yasa Maddesi sirkülerimizin son bölümünde olup, düzenlemeyle ilgili açıklama ve
değerlendirmelerimiz aşağıda yeralmaktadır:
Sözkonusu hükümler; 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren verilecek yıllık gelir ve kurumlar vergisi
beyannamelerine uygulanmak üzere yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla 2016 yılına ilişkin olarak 2017
yılı Mart ve Nisan aylarında verilecek beyannameler için uygulanmayacaktır.
Düzenlemeden sadece; ticari, zirai veya serbest meslek faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefleri
ile kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabilecektir. Ancak; finans ve bankacılık sektörlerinde
faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları
bu düzenlemenin dışında tutulmuştur. Dolayısıyla, örneğin sadece kira geliri için yıllık gelir vergisi
beyannamesi veren bir gerçek kişi , yada bir sigorta şirketi diğer şartlara haiz bile olsa kapsam
dışındadır.Öte yandan; sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren tüm kurumlar değil sadece
sigorta şirketleri kapsam dışında tutulmuştur diye anlıyoruz. Dolayısıyla, bize göre sigorta aracıları
bu indirimden faydalanabilir.
İndirimden yararlanma şartları:
1. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son 2 yıla ait vergi
beyannamelerinin ( sadece gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri değil muhtasar, KDV gibi tüm
vergi beyannamelerin de buna dahil olduğunu anlıyoruz) yasal süresinde verilmiş olması (süresinde
verilen bir beyannameyle ilgili olarak sonradan düzeltme veya pişmanlıkla ek beyanname verilmesi
bu şartı ihlal sayılmıyor) ve bu beyannamelerle tahakkuk eden vergilerin yasal süresinde ödenmiş
olması (beyanname bazında 10 TL na kadar eksik ödeme ihlal sayılmıyor)
2. Yukarıdaki 1.bentte belirtilen süre içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibariyle
(sadece gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri değil muhtasar, KDV gibi diğer beyana tabi
vergilerin de buna dahil olduğunu anlıyoruz) ikmalen, re’sen, idarece yapılmış bir tarhiyat
bulunmaması ( yapılan tarhiyat; kesinleşmiş yargı kararı yada uzlaşma veya düzeltme ile tamamen
ortadan kalkmışsa bu şart ihlal edilmiş sayılmayacaktır)
3. İndirim uygulanacak beyannamenin veriliş tarihi itibariyle vergi aslı (vergi cezaları dahil) 1.000
TL üzerinde vadesi geçmiş borcunun olmaması,
4. . İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son 4 yılda Vergi Usul
Kanununun kaçakçılık suçları ile ilgili 359. Maddesindeki fiilleri işlediği yönünde hakkında tespit
olmaması
Yukarıdaki şartları haiz olan ve kapsama giren mükelleflerin; 1 Ocak 2018 den itibaren
verecekleri yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde hesaplanan verginin % 5 i
ödenmesi gereken gelir ve kurumlar vergisinden indirilecektir.
Örnek: (B) AŞ, yukarıda belirtilen şartları haiz olan kurumlar vergisi mükellefidir. 2017 yılına ilişkin
olarak 2018 yılında verdiği kurumlar vergisi beyannamesinde beyan ettiği 1.000.000 TL matrah
üzerinden 200.000 TL kurumlar vergisi hesaplamıştır. Bu mükellefin yararlanacağı vergi indirimi
(200.000 TL * 0,05=) 10.000 TL olacaktır. Bu tutar ödenecek kurumlar vergisinden mahsup
edilecektir.
Kanuna göre indirim tutarı 1.000.000 TL nı aşamayacaktır.
Yıllık beyannamede indirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda,
indirim konusu yapılamayan tutar, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi
gereken tarihi izleyen 1 tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden
mahsup edilebilecektir. Bu süre içinde kullanılamayan tutarla sınırlı olarak mükellefin indirim hakkı
kalmamaktadır.
Mükelleflerin yıl içindeki gelirlerinden tevkif suretiyle ödenen vergilerin ve geçici vergilerin yıllık
beyannamede mahsubu nedeniyle ödenecek vergi indirilecek tutardan az olabilir. Hatta, kurumlar
vergisi mükelleflerinde geçici vergiden dolayı çoğu zaman yıllık kurumlar vergisi beyannamesinde
ödenecek vergi çıkmayabilir. Mükelleflere getirilen bu vergi indiriminin geçici vergi
beyannamelerinde kullanılabilmesi yasanın lafzına göre pek mümkün görülmemektedir.
(Tabiatıyla, Maliye Bakanlığının konuyla ilgili genel tebliği ile bu husus netleşecektir) Bu nedenle,
yukarıda belirtilen beyannameden sonra doğacak vergi borçlarına mahsup imkanı önemlidir.
Ticari, zirai, mesleki kazancı nedeniyle indirimden yararlanacak olan mükellefler, yıllık gelir vergisi
beyannamelerinde bu gelirlerinin yanısıra kira geliri, kar payı gibi indirime tabi olmayan gelirleri
de beyan ediyorlarsa; yararlanılacak indirim tutarı indirime tabi gelirlerin (ticari, zirai ve mesleki
gelirler) toplam matrah içindeki oranı esas alınarak tespit edilecektir.
Vergi indiriminden yararlanan mükelleflerin, indirim şartlarına sahip olmadığı daha sonra tespit
edilirse indirim dolayısıyla ödenmeyen vergiler cezasız olarak gecikme faiziyle birlikte talep
edilecektir.
İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bundan önceki son 2 yılda herhangi bir
vergiye ait beyanların (örneğin, muhtasar beyanname) gerçek durumu yansıtmadığının
indirimden yararlanıldıktan sonra tespiti üzerine yapılan tarhiyat kesinleşirse; indirim dolayısıyla
alınmayan vergi de yine cezasız olarak gecikme faiziyle birlikte talep edilecektir.
Özellikle bu hükmün, bu indirimden yararlanmayı mükellefler açısından riskli hale getirdiğini
düşünmekteyiz. Olası bir incelemede inceleme elemanı örneğin küçük de olsa bir gider
reddederse, yada bir anonim şirkette bir kağıdın damga vergisinin atlandığı tespit edilirse (buna
bağlı tarhiyat da kesinleşirse) yararlanılmış tüm indirimin faiziyle birlikte geri ödenme durumu
doğacaktır.
Bu düzenlemede geçen “vergi” ve “vergi beyannameleri” ibareleri ile; Maliye Bakanlığına bağlı
vergi daireleri verilen beyannameler ve bunlarla tahakkuk eden vergiler ifade edilmektedir.
Şartlarda belirtilen tutarların her yıl yeniden değerleme oranında arttırılacağı ancak % 5 i aşmayan
kesirlerin dikkate alınmayacağı hükmü mevcuttur.
Bakanlar Kuruluna indirim oranını arttırmaya veya indirme, Maliye Bakanlığına da bu hükümlerin
uygulanması ile ilgili usul ve esasları belirleme yetkisi verilmiştir.
Yukarıdaki yazımızda, getirilen düzenleme ile ilgili olarak kendi değerlendirmelerimize de yer
verilmiştir. Bununla birlikte, tereddütlü hususları netleştirmek açısından Maliye Bakanlığının genel
tebliği beklenmelidir.
SAYGILARIMIZLA.
BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE
KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
Kanun Numarası : 6824
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 8/3/2017
MADDE 4- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga mükerrer 121 inci
maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi”
MÜKERRER MADDE 121- Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar
ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler,
sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere),
bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi
beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’i, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar
vergisinden indirilir. Şu kadar ki hesaplanan indirim tutarı, her hâl ve takdirde 1 milyon Türk
lirasından fazla olamaz. İndirilecek tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda
kalan tutar, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir
tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilir. Bu
süre içinde mahsup edilemeyen tutarlar red ve iade edilmez. Gelir vergisi mükelleflerinin
yararlanacağı indirim tutarı, ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle beyan edilen kazançların
toplam gelir vergisi matrahı içerisindeki oranı dikkate alınmak suretiyle hesaplanan gelir vergisi
esas alınarak tespit edilir.
Söz konusu indirimden faydalanabilmek için;
1. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait
vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye
ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler
bu şartın ihlali sayılmaz.) ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde
ödenmiş olması (Her bir beyanname itibarıyla 10 Türk lirasına kadar yapılan eksik ödemeler bu
şartın ihlali sayılmaz.),
2. (1) numaralı bentte belirtilen süre içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla
ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması (Yapılan tarhiyatların kesinleşmiş
yargı kararlarıyla veya 213 sayılı Vergi Usul Kanununun uzlaşma ya da düzeltme hükümlerine göre
tamamen ortadan kaldırılmış olması durumunda bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.),
3. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları
dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması,
şarttır.
İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki dört takvim yılında 213 sayılı
Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinde sayılan fiilleri işlediği tespit edilenler, bu madde
hükümlerinden yararlanamazlar.
Bu madde kapsamında vergi indiriminden yararlanan mükelleflerin, öngörülen şartları
taşımadığının sonradan tespiti hâlinde ilgili vergilendirme döneminde indirim uygulaması
dolayısıyla ödenmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilir. Bu hüküm, indirimin
hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yılda herhangi bir vergiye
ilişkin beyanların gerçek durumu yansıtmadığının indirimden yararlanıldıktan sonra tespiti üzerine
yapılan tarhiyatların kesinleşmesi hâlinde de uygulanır ve bu takdirde indirim uygulaması
dolayısıyla ödenmeyen vergiler açısından zamanaşımı, yapılan tarhiyatın kesinleştiği tarihi takip
eden takvim yılının başından itibaren başlar.
Bu maddede geçen vergi beyannamesi ve vergi ibareleri, Maliye Bakanlığına bağlı vergi
dairelerine verilmesi gereken vergi beyannameleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden
vergileri ifade eder.
Birinci fıkrada yer alan tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu
hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde
hesaplanan tutarın %5’ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Bakanlar Kurulu, birinci fıkrada yer
alan oranı ve tutarı iki katına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, kanuni oran ve tutarına
getirmeye; Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye
yetkilidir.”
MADDE 25- Bu Kanunun;
a) 4 üncü maddesi 1/1/2018 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi
beyannamelerinde uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
………..
yürürlüğe girer. 



Sitemizde sunulan özelliklerin ve sitenin işleyişi için bazı çerezlerin kullanılması teknik olarak zorunludur. Diğer bazı çerezler de sitemizi geliştirmek ve bizim tarafımızdan veya yetkili hizmet sağlayıcılarımız tarafından size ilgi alanınıza göre reklamların sunulması amacıyla kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için Gizlilik Politikası, Çerez Politikası ve Aydınlatma metnini inceleyebilirsiniz.